Evet, şaka gibi di mi?
Ben de bu raddeye geldim ve aknelerimin ardından el, mendil artık ne bulursam sallamaya karar verdim.İşin doğrusu hep geciktirdim, geçer dedim, sabır dedim.. ı ıh! Baktım ki ne kullansam sonuç alamıyorum ben de bi cildiyeye görünüp beni bu akne derdinden kurtarması için yalvarmaya hazırladım kendimi.Ne gariptir ki yalvarmama mahal vermeden imzalamam için elime bir form tutuşturdu, bir de reçete yazdı sağolsun, gönderdi.
Reçetede ne mi yazıyordu?
Evet bildin :)
Pala bıyıklı, altın kol saatli, doktor civanım aknelerimden kurtulmam için bana Roaccutane önermişti.
-nedir bu ilaç anlat bakıyım dediydim de anlattıydı.. Buyrun birlikte okuyalım;
-ilacın anafikri şu; vücudunda yağ namına hiçbirşey bırakmaz.Öyle ki gün be gün pul pul dökülmeye başlarsın kuruluktan.Yağ enzimlerini kuruttukça sivilcelerden kurtulmaya başlarsın, pul pul dökülürsün.Siyah noktaların kaybolmaya başlar, pul pul dökülürsün.Yağ bezelerin söner, pul pul dökülürsün.Eğer 6 ayın sonunda hala dökülmedik bir yerin kalırsa.. İşte o yerler artık sivilceden arınmış demektir.
..Ve torununa nasihat eden bir dede edasıyla sırtımı sıvazlayıp ''gözüm görmesin'' der gibi beni muayenehanesinden dışarı çıkardı.
Elimde bir garip reçete ve bir garip ben!
Koşa koşa eczaneye gittim.Otobüs, minibüs, taksi.. Hiçbiri umrumda değildi, koşmayı tercih ettim.Kanter içinde eczaneye vardığımda ssk' mın olmadığını hatırlayıp nasılda üzülmüştüm.Evet, bu tedavi bana pahalıya maal olucaktı.
Roaccutane gibi bir seçim yaptığım için bana acıyarak bakan eczane halkı kendi aralarında konuşup, gözümün içine baka baka beni çekişlemeye başladılar.terbiyesizler..
Neyse.. nitekim Türk Lirasıyla 47.65 lira verip ilacımı heybeme attım ve yine koşar adımlarla oradan uzaklaştım.
Allahım, kabus gibiydi. (kabusun a sında şapka var, yumuşak okuyun lütfen efenim)
Bünyemde bu kadar kötü bir izlenim bırakan bir ilaç derdime derman olabilecek miydi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder