24 Eylül 2010 Cuma

Roaccutane kullanmaya hazırlanma aşaması ve yan etkileri..

Evet, kullanmaya başlamanında bi aşaması var.
Antibiyotik gibi bi'şey değil ki eczaneden alayım hemen kullanayım falan..
İlk etapta kendinizi psikolojik, fiziki, duygusal, beslenme olarak hazırlamanız lazım.Neler yapıp nelerden uzak durucaz?Yan etkileri nelerdir, ne kadar etkiler?
Buyrun bunu da birlikte okuyalım;

-Bi kere çok önemli bir karar aldığının farkına var artık lütfen.Roaccutane kullanıcaksın, şakası yok!
Tamam, gözünü korkutmak için yaptım ciddiye alma, sakin.. sakinleş.

-Öncelikle şunu kabul edelim, bu ilacın gereğinden çok daha fazla yan etkisi var.sağından solundan her biyerinden fışkırıyor bu etkiler.. Bunlar neler?

*En belirgin ve en önemli yan etkilerinden biri; Dudak kuruması/kanaması.

Roaccutane önlemi alınmadığı taktirde dudaklarınızın günden güne kurumasına, kurumayı izleyen günlerde çatlamasına, çatlamayı izleyen günlerde ise yarılmasına sebebiyet verir.Bakın verebilir demiyorum, kesin verir.Bi bakarsınız, zamanla konuşamayan, gülemeyen, yemek yiyemeyen bi ucube halini almışsınız.
Bu raddeye gelmemek için ne yapıyoruz? Üzerine kırmızı kalpler çizdiğimiz Bepanthol merhemimizi yanımızdan eksik etmiyoruz.Yatarken yastığımızın altından, tuvalete giderken cebimizden, sinemaya girerken çantamızdan eksik etmiyoruz yani.

*Diğer bir sık görülen yan etki ise; Burun kuruması/kanaması.
Kullanan çoğu arkadaşın şikayet ettiği bir diğer yan etkidir bu burun kanaması.. kimisi ''damla damla burnum kanıyor'' derken bir diğerleri de ''burnumdan kan boşandı resmen abi'' gibi yorumlarda bulunmaktadır.
Başıma gelmediğinden mütevellit bu konuda çok fazla yorum yapamayacağımı üzülerek belirtiyorum fakat sizin başınıza geldiği taktirde, işaret barnağınıza sardığınız peçeteye biraz bepanthol merhem sürüp kuruyan delikten içeri sokmak kaydıyla nemlendirebilirsiniz burnunuzu.. çok mu iğrenç? çok mu mideniz bulandı? o zaman bi koşu eczaneye gidip burun damlası alacaksınız, ara ara damlatıcaksınız efenim bi zahmet.

*Dirençsiz vücutların baş düşmanı; Eklem ve kemik ağrıları.

Özellikle ilacı aç karnına aldığınızda yaşanan bir etki olduğu rivayet edilir.Bu yüzden lütfen tıkındıktan sonra içiniz ilacınızı ki bu tarz rahatsızlık verici ağrılara maruz kalmayınız.Genellikle bel, sırt ve omuz ağrısı olarak görünmeknen beraber bilek ve boyun ağrısı olarakta sizi dürtükleyebilir.

*Kullanmaya karar veren, vermeye kalkan, vermeyi düşünen ve bilimum verme aşamasında olan tüm bireylerin kabusu; Depresyon. 


Şunu söyleyebilirim, emin olun vücuduzda bulunan aktif aknelerin ve ya sivilcelerin psikolojinizi etkilediğinden daha fazla etkilemiyor sizi bu ilaç.Zaten psikolojik açıdan normal olsanız bu kadar yan etkiyi göze alıp Roaccutane kullanmaya karar vermezdiniz.Şahsen sağlıklı karar alabilen hiç bi kimsenin bu ilaca başlayabileceğine ihtimal veremiyorum, zorluyorum ama yine de veremiyorum.
Hazırlanın; stresli geçireceğiniz, olur olmadık şeylere sinirlenip salyalarınızı etrafa saçarak bağıracağınız, bi anda gülüp ardından ani bir değişiklikle ağlamaya karar vereceğiniz günler çokta uzakta sayılmaz.Evet göz göre göre dengesiz olacaksınız ayol, Türkçesi bu yani.

*Şahsen tecrübe ettiğim ve şahit olmaktan hiç mutlu olmadığım diğer bir yan etki; el, kol ve dirseklerde yaraların belirmesi. 
 Özellikle 3. ve sonrasındaki aylarda etkisini gösteren olmaz olası bir yan etkidir.ellerinizin üzerinde çıkan pıtır pıtır yumurcaklar sizin çileden çıkarırcasına kaşınmanıza sebep olur ve siz çileden çıktıkça onlar zevkle çoğalmaya devam ederler.Bir tatlı kaşınır ki yalayasınız gelir bu tatlılığı ama tabi ki tavsiye etmiyorum.Zamanla bileklere, dirseklere, hatta omuzlara doğru yardırdıklarını farkedersiniz ama artık çok geçtir.Yine de daha fazla beklemeden bi nemlendiriciye bulayın kendinizi.

*Güneşe karşı duyulan düşmanlık.

Cildinizin çok fazla hassaslaşması ve kurumasından mütevellit efenim, güneş artık size düşman olmuştur.Zamanla siz de kendisine karşı pek iç açıcı şeyler hissetmemeye başlarsınız.O varsa eğer onu görmemek için dışarı çıkmazsınız.fakat kimse size dışarı çıkmayın demiyor tabiki de!Çıkın, koşun, oynayın, zıplayın.. Fakat yazın 50+ kışın 15+ faktörlük güneş kremlerinizi sürdükten sonra. ''hiç bana göre değil ne o yağlı yağlı'' derseniz eğer, bi kaç ay sonra da güneş lekeleriniz için ayrı bir tedavi masraflarını şimdiden yastıkaltı yapın derim.

*Bilgisayar kullanan çoğu kişide sık görülen diğer bir etki; Göz kuruması.
 Bu etkiyide yaşamadım açıkçası, fekat yaşamamış olmam bilgimin olmayacağı anlamına gelmiyor di mi? 
Eğer gözlerinizde yanma, kuruma, batma gibi bir etki hissetmeye başlarsanız hemen bir suni göz damlası edininiz eczaneden ve ikişer damla damlatıverin boncuk gözlerinize.Hiç bişeyciğiniz kalmayacak.Birde lens kullanıyorsanız arada bir çıkarın onları lütfen!


İşte ilacın cezalarından bazıları.. 
Seçin beğenin yaşayın :)
Geçmiş olsun..
 

Aknelerin ardından mendil salla..

Evet, şaka gibi di mi?
Ben de bu raddeye geldim ve aknelerimin ardından el, mendil artık ne bulursam sallamaya karar verdim.İşin doğrusu hep geciktirdim, geçer dedim, sabır dedim.. ı ıh! Baktım ki ne kullansam sonuç alamıyorum ben de bi cildiyeye görünüp beni bu akne derdinden kurtarması için yalvarmaya hazırladım kendimi.Ne gariptir ki yalvarmama mahal vermeden imzalamam için elime bir form tutuşturdu, bir de reçete yazdı sağolsun, gönderdi.
Reçetede ne mi yazıyordu?
Evet bildin :)

Pala bıyıklı, altın kol saatli, doktor civanım aknelerimden kurtulmam için bana Roaccutane önermişti.
-nedir bu ilaç anlat bakıyım dediydim de anlattıydı.. Buyrun birlikte okuyalım;

-ilacın anafikri şu; vücudunda yağ namına hiçbirşey bırakmaz.Öyle ki gün be gün pul pul dökülmeye başlarsın kuruluktan.Yağ enzimlerini kuruttukça sivilcelerden kurtulmaya başlarsın, pul pul dökülürsün.Siyah noktaların kaybolmaya başlar, pul pul dökülürsün.Yağ bezelerin söner, pul pul dökülürsün.Eğer 6 ayın sonunda hala dökülmedik bir yerin kalırsa.. İşte o yerler artık sivilceden arınmış demektir.

..Ve torununa nasihat eden bir dede edasıyla sırtımı sıvazlayıp ''gözüm görmesin'' der gibi beni muayenehanesinden dışarı çıkardı.

Elimde bir garip reçete ve bir garip ben!

Koşa koşa eczaneye gittim.Otobüs, minibüs, taksi.. Hiçbiri umrumda değildi, koşmayı tercih ettim.Kanter içinde eczaneye vardığımda ssk' mın olmadığını hatırlayıp nasılda üzülmüştüm.Evet, bu tedavi bana pahalıya maal olucaktı.
Roaccutane gibi bir seçim yaptığım için bana acıyarak bakan eczane halkı kendi aralarında konuşup, gözümün içine baka baka beni çekişlemeye başladılar.terbiyesizler..
Neyse.. nitekim Türk Lirasıyla 47.65 lira verip ilacımı heybeme attım ve yine koşar adımlarla oradan uzaklaştım.

Allahım, kabus gibiydi. (kabusun a sında şapka var, yumuşak okuyun lütfen efenim)
Bünyemde bu kadar kötü bir izlenim bırakan bir ilaç derdime derman olabilecek miydi?

Blog oluşturma fikrimi doğuran sepetlerim var!

Merhaba arkadaşlar..

Roaccutane ve ya Zoretanin mi kullanıyorsunuz?
Kullanmak için araştırma yapma gayretine mi girdiniz?
İlaç hakkında yazılan binlerce yorumu okuyunca kafanız mı karıştı?
Aman yarabbim!
Tam yerine düştünüz çünkü engin tecrübelerimi sizinle paylaşmaya geldim..
Buyrun, soru neydi?

:)